Çiğ Beslenmenin Köpekler İçin En Önemli 5 Faydası
Aşağıda, köpekleri türlerine uygun çiğ et ve kemikten oluşan taze bir diyetle beslemenin en önemli beş faydası yer almaktadır. Bu yazı, sadece en önemli uzmanların onlarca yıldaki binlerce köpekle birlikte edindikleri deneyimi değil, aynı zamanda çevrimiçi olan herkesin tecrübelerini ve aslında Çiğ Besleme Veteriner Derneği’ndeki her veterinerin gözlemlerini de özetliyor. Köpeğe ve doğasına saygı duyarak adım attığımız bu deneyim ve burada yazdıklarımızda sınırlı olmayan bu faydalar artık çiğ ve taze beslenmenin önemini kavramış milyonlarca evcil hayvan sahibinin deneyimi olarak aramıza yeni katılan birçoklarına de ışık olacaktır.
Çiğ Mamanın Köpekler İçin Faydaları

1. Taze Beslenme Daha İyi bir Kürk Kalitesi Sağlar
Özellikle bir köpek eğitmeni veya davranış uzmanı değilseniz, fark edeceğiniz ilk fiziksel değişiklik muhtemelen köpeğinizin tüy sağlığında olacaktır. Yalnızca birkaç hafta içinde köpek arkadaşınızın kürkü, yumuşacık ve sağlıkla parlayan bir hal alacak. İşte nedeni:
Kürk durumunun iyileşmesi, çiğ mama kullanıcıları tarafından belirtilen en önemli faydalardan biridir. Bu durumun kuru evcil hayvan mamalarında emilebilir çinko eksikliği ve taze yağ eksikliği dahil olmak üzere birçok potansiyel nedeni vardır. Ancak kaliteli proteinin rolü belki de en önemlisidir. Köpeğinizin derisi ve tüyü neredeyse tamamen proteinden oluşur. Aslında, köpeğinizin tükettiği proteinin %30 kadarı her gün derisini ve tüylerini korumak için kullanılır. Bir köpeği hayatta kalması için gereken minimum protein miktarıyla yaşamaya zorladığınızda, harika görünmek için ihtiyaç duydukları işlemleri aç bırakırsınız. Kaliforniya Üniversitesi, Davis, Kaliforniya’daki araştırmacılar, çiğ et ve kemik diyetinin kedilerde yalnızca daha kolay bir sindirim sağlamadığını aynı zamanda tam olduğu iddia edilen, tahıl bazlı kuru mamaya göre daha yumuşak ve daha dolgun bir kürk ürettiğini gözlemlediler, ne yazık ki, bu bulgular rakamsal ifadelere dönüştürülebilecek bir şekilde ölçülemedi.
DR. CONOR BRADY
Çok az karbonhidrat dolgu maddesi içeren veya hiç içermeyen çiğ köpek mamalarının her ikisi de kürk sağlığı için kritik besinler olan sindirimi kolay taze et proteini, taze yağ ve sindirimi kolay çinko ve E vitamini kaynakları içerir. Bu besinler, yukarıdaki labradorda da görebileceğiniz gibi lüks bir kürkü beslemek için birlikte çalışır (bu üzerinde oynanmış bir görüntü ya da yapay zeka ürünü değildir!).

2. Daha İyi Bir Diş ve Ağız Sağlığı için Çiğ Besleme
Diş eti hastalıkları, köpekler için çok kötü bir haberdir; çirkin görünen tartar ve ağız kokusundan çok daha derinlere inen bir sorundur. Köpeklerin dişlerini temiz tutmak için diyetlerinde bazı sert unsurlara ihtiyaç duyduklarını 100 yıldır biliyoruz. Gray (1923), diş problemlerinin köpeklerin yetersiz diş aktivitesi ile yumuşak diyetlerle beslenmesinin bir sonucu olduğuna ulaştı. Bu diş aktiviteleri çeşitli şekillerde olabilirler; ham eti kesme ve yırtma, kemikleri kırma veya çıtırdatma ve dişlerini tavşan avlama vb. için kullanmak gibi…
Bu çalışmayı doğrulayan birçok güncel çalışma da mevcut. Brown ve Park (1968) , diş taşı olan veya bazı dişlerini kaybetmiş 30 köpeğe verilen nemli kuru mamanın bir kısmını dana kuyruğu ile değiştirdi. Bu köpeklerin diş taşlarının üçte ikisi, ilk dana kuyruğu beslenmesinden sonraki 24 saat içinde temizlendi, bu oran 2. haftanın sonunda %95’e yükseldi. İlginç bir şekilde, aynı araştırmacılar, sert omurga omurlarından oluşan dana kuyruğunun 200’den fazla köpeğe verildiğini ve altı yıldan fazla süredir zararlı bir etki gözlenmediğini vurguluyorlar.
Köpeklerin %80’i kuru mamayla beslenir.
Köpeklerin %80’i, 3 yaşına kadar diş eti hastalığına yakalanır.
Bunun tesadüf olduğuna inanan var mı?!
Köpeğinizi üzerindeki çiğ etlerle birlikte kemikle beslemek sadece güvenli değil, aynı zamanda hayatidir. Eğer köpeğiniz hazır öğütülmüş ürünlerle besleniyorsa, haftalık olarak çiğ kemiklere ihtiyacınız vardır. Etçiller olarak, köpeklerin tükürüklerinde karbonhidartları parçalamaya yarayan amilaz enzimi yoktur. Sindirilemeyen ve dişlere yapışarak ağızda kalan şeker ise diş yüzeylerinde bakteri üremesini hızlandırır. Yaklaşık 37 milyon yıl önce yaşamış olan Hesperocyon en eski Köpekgillerden biriydi ve köpeklerin milyonlarca yıllık evrimlerinde karbonhidratı sindirmek gibi bir adaptasyona hiç ihtiyaçları olmamıştır.
Büyük kuru mama firmaları ise tek farkı daha küçük tanelere sahip olan sihirli “dişleri koruyan mama” ürününü ortaya çıkararak aslında ürün yelpazesindeki diğer ürünlerin dişler için iyi olmadığını ima ediyorlar. Öte yandan sorunun sadece sadece kuru mamanın boyutunda olmadığına dair de önemli ipuçları da veriyorlar.
3. Güçlü Kaslar için Çiğ Beslenme

Bildiğimiz çok az kara hayvanı şişman olmanın faydasını görmektir. Köpekler de tıpkı bizim gibi kesinlikle bu hayvanlardan biri değildir. Yağ, iltihaplanma sürecini yönlendirir ve yalnızca zamanla sizi güçsüz düşürmeye hizmet eder. Köpekler de bu konuda bir istisna değildir. Hatta onlar yapıları gereği uzun mesafe koşucularıdır. Zayıf köpekler sadece daha uzun yaşamakla kalmaz, aynı zamanda daha az iltihaplanma ve daha az artritten şikayet ederler. Şişman köpeklere nazaran bakımları da daha ucuzdur! Bu durum özellikle bazı ırklar için daha da önemlidir. Yukarıdaki Fransızı görüyor musun? Onun için uygun olan vücut tipi bu. Ama bu cinsten kaç tanesinin küçük piknik tüpleri gibi göründüğünü, parkta diğerlerini kovalarken nasıl da nefes nefese kaldığını hatırlıyorsun değil mi? Çoğu ne yazık ki böyle ve bazı insanların topalak, zor hareket eden hatta zor nefes alan köpeklerinin sevimlilikleriye gurur duymaları beni çok kızdırıyor. O insanlara ulaşmak için en doğru strateji olmayabilir ama bunu duymak isteyip istemeklerine aldırmadan hemen bu obez köpeğin hemen karbonhidrat içermeyen yağsız bir protein diyetine ihtiyacı olduğunu söylüyorum.
Köpekler şüphesiz zorunlu etoburlardır (veya daha iyi hissetmenizi sağlayacaksa, beslenmelerinde çok çok yüksek et içeriği olan omnivorlardır). Yapılan çalışmalar, köpeğin doğadaki tipik vahşi avının oldukça atletik olduğunu, 4 birim protein ve 1 birim yağdan başlayarak ve genellikle bu orandan bile daha zayıf olduğunu gösteriyor. Bu oran da çok miktarda yağsız et, biraz yağ ve çok az veya hiç karbonhidrat içermeyen bir diyet anlamına geliyor.
Bu nedenle herkes, hatta kuru evcil hayvan maması üreticileri ve onların sözcüleri (aşağıda AAFCO), köpeklerin diyetlerinde SIFIR karbonhidrat ihtiyacı olduğunu kabul eder. Bu pratik olarak bir etoburun tanımıdır.
Canis lupus alt türü beslenme yoluyla bitki karbonhidratı tüketmez.
Sillero-Zubiri ve ark. 2004
Köpeklerin bitki karbonhidratına ihtiyacı yoktur.
Amerikan Yem Kontrol Yetkilileri Derneği (AAFCO) 2016
Yeterli protein verilmesi koşuluyla [köpeklerde] karbonhidrat gereksinimi yok gibi görünüyor.
Ulusal Araştırma Konseyi (NRC) 2006
Wunderbarf beslenme, köpekler için elimizden gelen en uygun, en iyi diyetle besleme uygulamasıdır. Bu nedenle, köpekler için çiğ yemek tarifleri genellikle herhangi bir tahıl dolgu maddesi (karbonhidrat) içermez ya da bu oran çok düşüktür.
Protein açısından yüksek olan bu karbonhidratsız diyet, tam olarak köpeğinizin ağırlığını ve kas yapısını doğru şekilde elde etmenizi sağlar. Bir düşünün, spor salonuna giden bir adamın tabağının yarısını ekmekle doldurduğunu hayal edebiliyor musunuz? Tabii ki mümkün değil. Protein sadece köpeklerin kaslarının değil, organlarının, derisinin, kıllarının ve eklemlerinin de yapı taşlarıdır. Protein her şeydir. Alternatifi yoktur. Köpeklerin her gün ve en çok proteine ihtiyaçları vardır. Öte yandan tahıl, pirinç ve patates gibi hızlı sindirilen karbonhidrat dolgu maddeleri, sizi şişmanlatmanın yanı sıra gereksiz miktarda su tutmanıza da neden olur. Onları çiğ ve taze proteinlerle beslediğinizde, güzelliklerini ortaya çıkarmak için vücutlarında taşıdıkları karbonhidratlı puding tabakasını yavaş yavaş eriteceklerdir.
4. Daha Dengeli Davranışlar için Çiğ Beslenme
Genel olarak beslenmenin memeli davranışları üzerindeki etkilerini hiçbirimiz inkar edemeyiz. Türlerine uygun beslenmeye geçen köpeklerin davranışlarında neredeyse anında bir takım değişiklikler görebilirsiniz. Akşam yemeğinden sonra daha huzurlu; antrenmanda da daha fazla hazır ve odaklanmış olurlar. Her türlü aktivite için daha fazla dayanıklılık! Daha sessiz kulübeler! Adını siz koyun, taze, türe uygun yiyeceklerin bu hayvanlarda daha iyi davranışları beslemesi hiç şaşırtıcı değil. Son yıllarda en iyi davranışçılardan bazıları da bunu doğruluyor ve köpeğinizi kuru mama yerine taze ve çiğ besinlerle beslemeye başladığınızda davranışlarında önemli gelişmelerin meydana geldiğine dikkat çekiyor. İngiltere’nin önde gelen köpek davranışları uzmanı Dr. David Sands’e ait bu videoyu, ilginizi çekerse diye aşağıya bırakıyorum;
- Kuru mama, yüksek kan şekerine yol açan ve böylece uzun süredir çocuklardaki olumsuz davranışlarla bağlantısı kanıtlanmış, ani insülin artışlarına sebep olan hızlı sindirilen karbonhidrat miktarı açısından yüksektir.
- Kuru mama, düşmanınıza vermeyeceğiniz kimyasallarla doludur ve bunların büyük çoğunluğunun mama üzerine yazılması bile gerekmez. Beslenme biliminde eski bir beslenme atasözü vardır; Telaffuz edemiyorsanız ağzınıza sürmeyin.
- Kuru gıda, zihin yatıştırıcı B vitamini (ısıdan, ışıktan ve havadan nefret ederler), E vitamini ve aklınıza gelebilecek hemen hemen her antioksidan dahil olmak üzere davranışı iyileştirdiği bilinen birçok besin açısından yapılış yönteminden dolayı zayıftır. Ne kadar üzücü ki bu aşırı önemli gıdalar tam da bu sebeple kuru mama üreticileri tarafından yönetilen kuruluşlarca köpek beslenmesinde “gerekli değil” olarak sınıflandırılmıştır.

5. Çiğ Beslenen Köpekler Daha Az Dışkı Üretir, Bu Böbrekler İçin Daha İyidir ve Yavruların Tuvalet Alışkanlığı Kazanmasını Hızlandırır!
Kuru evcil hayvan mamalarındaki tuz miktarı %1’den başlar . Bu oran, marketten aldığımız tuzlu yer fıstığı ile aynı tuz miktarıdır. Kuru mamalarda lezzet hissini artırması için bu kadar tuz kullanılmasaydı köpekler bu sentetik kimyasallara koklamak için bile yaklaşmazlardı.
Ortalama bir labrador normal fonksiyon için günde 1 gr tuza ihtiyaç duyar (NRC 2006). Bir labrador günde 500 gr kuru mama ile besleniyorsa, her bir öğününde günlük alması tavsiye edilen tuzunun 5 katını tüketiyor demektir. Unutmayın biz insanlar ihtiyacımız olan günde 6 gr yerine 9 gr tuz tüketirsek çok daha genç ölüyoruz… Üstelik bu oran ve sebep olduğu zararlar vücut ağırlıklarına oranladığımızda çok daha fazla yemek yiyen yavru köpekler için katlanarak artar. Köpekler, deniz iguanaları gibi burunlarından tuz tükürmüyorlarsa, bu durum mücadele eden böbrekler için çok kötü bir haber demektir. Kuru gıda şirketleri bunun elbette farkındalar ve tam da bu nedenle, internette sattıkları ürünleri köpeğinizin böbreklerini çürüttükten sonra, veteriner raflarından sodyumu azaltılmış ve çoğunlukla beyaz renkle paketlenmiş kuru mamaları satarlar ki bu durum siz hariç herkes için daha da çok para kazanmak anlamına gelmektedir.
Düşük tuzlu diyetlerin ek bir yararı, yavruların tuvalet alışkanlığını daha kolay kazanmasıdır. Tahmin edebileceğiniz gibi, kuru beslenen köpekler bu tuzu vücutlarından atabilmek için normal ihtiyaçlarından çok miktarda su içmek zorunda kalırlar. Çok su içmek de çok daha fazla miktarda idrara neden olur. Sürekli çişini tutmak zorunda olan bir köpeği gerçekten mutlu ettiğinize inanmanızı sadece üzücü olarak tanımlayabilirim.
Sonra kaka konusu var! “Dışkı sindirimin penceresidir.” Illinois Üniversitesi araştırma görevlilerinin de aşağıda linkini de bulabileceğiniz makalede savundukları üzere; Taze, türe uygun evcil hayvan mamasının sindirimi ultra işlenmiş evcil hayvan mamasına göre daha kolay olduğu için sindirimi iyileştirir, bu da daha az dışkı anlamına gelir. Çiğ köpek mamasının dışkısı da kuru köpek mamasının dışkısı gibi kokmaz, başka bir küçük fayda daha. Köpeğinizin kakasına sinek bile konmuyorsa, bir yerlerde yanlış yapıyorsunuz demektir.














